Monitör ve Antrenör Kampları
Birçok kez monitör ve antrenör kampına katıldım. Bunların içinde en yararlısı ve eğlencesi kuşkusuz İstanbul’da TED’de yapılanlardı.
İstanbul dışından gelenler genellikle İstiklal Caddesi Mis Sokaktaki Mis Otelde kalırlardı. Burada kalmanın bazı nedenleri vardı: Kamp yerine çok yakındı, Beyoğlu’ndaydı, temiz ve ucuzdu, sahibi Naci Ağabey’in uzun zamandır tanıdığı biri olduğu için nazımız çekilirdi. O zamanlar TED Taksim’de Divan Oteli’nin yanında bugünkü Hyatt Regency Oteli’nin yerinde yeşillikler arasında tenis kortları ve çalışma salonu olan bir binaydı. Bir bakıma İstanbul’un ortasında bir vahaydı. Yazın sıcak günlerinde çalışmalardan sonra ağaçların gölgesinde dinlenmek, yemek yemek büyük bir mutluluktu. Hele akşam üstleri ayrı bir güzel olurdu TED.
Bu kampların demirbaşları vardı: Rıza Arseven, Sait Tayla, Halit Kılıçeri, Osman Özden, Kazım Tonguç, Seyfi Gül….
Yanılmıyorsam 1967 yılında yapılan kampa Konya’dan Mustafa adında bir genç katıldı. Bölge müdürlüğü 20 günde eskrimi öğrenip öğretebilecek duruma gelebileceğini düşünmüş olmalı ki daha önce eskrimi hiç bilmeyen asıl mesleği gümüş işlemeciliği olan bu genci göndermişti .
Gerek Rıza Arseven gerekse Sait Tayla kamp boyunca kendisiyle çok uğraştılar ama galiba Mustafa yirmi günlük güzel bir İstanbul seyahati yapıp Konya’ya dönmüş oldu. Çünkü kamptan sonra ne Konya’da eskrim başladı ne de kendisini eskrimde görebildik.
Akrabalık ilişkileri, dostluklar, bölgecilik gibi düşüncelerle seçilmiş sadece yurt içinde değil yurt dışındaki eğitimlere de katılıp daha sonra eskrimden uzaklaşanlar hiç de az değildir. Bu uygulamalardan kişiler kazançlı çıkarken kaybeden hep Türk Eskrimi olmuştur.
Kampların neşe kaynağı Kazım Tonguç idi. Özellikle de Halit Kılıçeri’ye yaptığı sürprizlerle hepimizi kırıp geçirirdi. Sorduğu sorularla ve özellikle soyunma odasında yaptırdığı hareketlerle Rıza Arseven’in belalısı yine Kazım Tonguç idi. Bu konularda Kazım’ın en büyük destekçisi ve yardımcısı da Osman Özden idi. Bugün pek çoğu aramızda değil… Kendilerini rahmetle ve saygıyla anıyorum…
Bursa’da Park Otel’de yapılan kampların zevki ise bir başkaydı. Bu termal otel her ne kadar biraz eski ve yerleşkesi oldukça dağınık ise de Uludağ’ın eteklerinde Bursa Ovasına bakan ağaçlar içinde bir yerdi. Çalışmalar genellikle yakındaki bir okulun salonunda yapılırdı. Bu kampların en renksizleri ve sıkcıları nedense hep Ankara’da olanlar olurdu.
Türkiye’de eskrimin bütün yükünü çekenler bu kamplarda buluşur, 20 günde yeni teknikler öğrenmeye çalışırlardı; eğer bu kampların değişmez öğretmenleri olan Rıza Arseven ve Sait Tayla yeni teknikleri öğrenmişlerse!… Zaman zaman da yabancı antrenörler gelirdi bu kamplara ancak yabancı dil sorunu nedeniyle istenen yararın ancak yarısı elde edilirdi.
Dünya eskrimindeki gelişimleri yarım yamalak öğrenen ve öğrencilerini bu bilgilerle yetiştiren biz antrenörlerin gayretleriyle yetişen eskrimciler ve bunların oluşturduğu takımlar için Edirne’den ötede başarı kazanmak Kaf Dağını aşmak kadar zor oluyordu.

[ANTRENÖR KAMPI (1967-TED.İstanbul) – Ayaktakiler (soldan sağa): Özdemir Karatün, Kazım Tonguç, Sudi Saka, Rıza Arseven, Sait Tayla, Cihat Yıldırım, Seyfi Gül, Mustafa – Oturanlar (soldan sağa): Hüseyin Özden, Mehmet Akmanalp, Halit Kılıçeri, Osman Özden, Özcan Öztuna ve Tuncay]
