Eskrim Tarihi

Kılıç dövüşü, eski Mısır’dan beri varolmuş ve değişik kültürlerde farklı formlarda uygulanmıştır. Turnuvalar orta çağ Avrupa’sında popüler hale gelse de modern eskrim gelişimini 16. Yüzyılda “rapier” adı verilen epe benzeri silahlarla korunmasız şekilde yapılan düellolara borçludur.

Rapierler ordularda kullanılan kesici ve delici kılıçlardan esinlenerek ortaya çıkarılmış ve siviller tarafından hem kendilerini savunma amacıyla hem de düellolarda kullanılmıştır. Keskin silahlar olmalarına karşın yapılan atağın ilk amacı dürtüş yapmaktı. Rapierlerle yapılan eskrim İspanya ve İtalya’dan kuzey Avrupa’ya yayıldı.

Narvaez ve Thibault gibi ustalarla beraber, İspanyol ekolü karmaşık ve çok çalışma gerektiren bir hal aldı. 16. ve 17. Yüzyıllarda, Agrippa ve Capo Ferro gibi İtalyan ustalar ise bir düzlemde oynanan daha pratik bir ekol geliştirdiler. Hamle hareketi bu ustalarla beraber eskrime girdi.

18. Yüzyılda, rapierin daha basit, kısa ve hafif olan bir türü Fransa’da popüler oldu. Bu yeni silahın keskin oluşu rakibin kılıcı eliyle tutmasını engellemek amacına yönelikti. Silah sadece dürtüş yapmak için kullanıldı. Hafif oluşu nedeniyle daha karmaşık ve yeni savunma stilleri gelişti. Fransız ustalar karmaşık ataklara, hareket zekasına ve silahla yapılan savunmaya dayalı bir ekol geliştirmişlerdir. Silah, uç kısma güvenliği arttırıcı bir deri parçası konunca ve çiçeği andıran bir tutma yeri kullanılmaya başlanınca flöre adını almıştır. Fransızcada çiçek anlamına gelen “fleure” kelimesinden türeyen ismiyle flöre, bugünkü modern eskrimde kullanılan flöre ile kullanımda aynıdır. Nitekim Fransızların küçük silahla geliştirdikleri ekol modern eskrimin de büyük ölçüde temelini oluşturur.

Düelloları kazananlar hapis cezasına çarptırılmaya başladıklarından, 19. Yüzyıl ortalarında düellonun tartışmaları çözen bir araç olarak kullanımı da azaldı. Bunun üzerine, epe adı verilen, kesici olmayan silahlar kullanılarak yapılan ve illa rakibi öldürmeyi gerektirmeyen daha az tehlikeli dövüş şekilleri gelişti. Bu dövüşler genelde rakibin kolu veya bacağında yaralanmalar meydana gelince son bulurdu. Bu silah türüyle yapılan yeni düello şekli bugünkü modern epenin temellerini oluşturdu.

Kesici kılıçlar, kökeni 17. Yüzyıla kadar giden ödüllü dövüşlerinde kullanılırdı. Bu kılıçlar daha çok ordularda, atlı süvari ve denizciler tarafından kullanıldı. Ordu içinde de düellolara rastlamak mümkündü. 19. Yüzyılda İtalyan ustaların, metal namlu kullanılarak oynanan kılıç eskrimini geliştirinceye kadar ordularda tahta namlu ve çubuklarla çalışma yapılmaktaydı. Eski kılıçlar modern eskrim kılıcından çok daha ağırdı ve dairesel büyük hareketler yapılarak kullanılırlardı. Kılıç, diğer dürtüş silahlarının aksine daha hafif, ölüm riski daha az olan düello türleri ortaya çıkardı. İtalyan “sciabola di terro” ve Alman “schlager” bu türde düellolardır. Macar ustalar kol gücüne karşı parmak kontrolünü öne çıkaran bir kılıç ekolü yarattılar ve 20. Yüzyılın büyük bölümünde kılıç eskriminde Macarlar söz sahibi oldu.

Düellolar 1. Dünya Savaşı’ndan sonra yok oldu. Bu dönemden sonra, 1920 Olimpiyat Oyunları sırasında meydana gelen bazı tartışmaları gidermek için bir kaç düello yapıldıysa da bundan sonra başka düelloların düzenlendiğine dair çok az kaynak mevcut. 1997 Yılının Ekim ayında, İtalya’nın Calabria bölgesinin Belediye Başkanı, kamuoyunun bilgisi dahilinde bazı mafyaları düelloya davet etti. Alman dayanışma dövüşleriyse halen belli ölçülerde düzenleniyor.

İlk Olimpiyat Oyunları’nda sadece erkek eskrimciler flöre ve kılıç silahlarında mücadele ettiler. Epe 1900’de dahil edildi ve 1936 Oyunları’nda elektrikli hale getirildi. Flöre 1956’da, kılıç ise 1988 senesinde elektrikli olarak oynanmaya başladı.

Bayan eskrimciler ilk defa 1924 Olimpiyat Oyunları’nda yer aldılar. Bayanlarda epe branşı 1989’dan beri Dünya Şampiyonaları’nda düzenlense de ilk kez 1996 Atlanta Oyunları’nda olimpik oldu. 2004’de Atina’da düzenlenen Olimpiyat Oyunları’ndaysa bayanlar kılıç olimpiyat programına dahil edildi.